Tarım ve Orman Bakanlığı'nın şeffaf menü uygulaması 1 Temmuz 2026'da ulusal zincirlerde başladı. İçerik bildirimi 31 Aralık 2026'dan, kalori bildirimi 31 Aralık 2027'den itibaren tüm işletmeleri kapsayacak. Takvimin tamamı, 60 ürünlük bir menünün kalorisini nasıl çıkaracağınız ve en sık yapılan hatalar.
Geçen ay bir kafe sahibiyle konuşuyorduk. "Bize dokunmaz, biz zincir değiliz" dedi. Haklıydı — bugün için. Ama takvime baktığında yüzü değişti, çünkü kendisi için de bir tarih vardı ve düşündüğünden yakındı.
Şeffaf menü uygulamasıyla ilgili en yaygın yanlış anlama bu: tek bir tarih olduğunu sanmak. Üç tarih var ve her biri farklı bir şeyi kapsıyor.
## Takvim
1 Temmuz 2026 — Ulusal zincir işletmeler — İçerik + kalori bildirimi (uygulama başladı)
31 Aralık 2026 — Ölçek farkı gözetmeksizin tüm işletmeler — İÇERİK bildirimi
31 Aralık 2027 — Ölçek farkı gözetmeksizin tüm işletmeler — KALORİ bildirimi
Yani mahalle kafesiyseniz kalori için 2027 sonuna kadar süreniz var — ama içindekiler bildirimi için 2026 sonuna kadar. Bu ikincisi çoğu yerde hiç konuşulmuyor ve daha yakın.
Bir de üstüne, alerjen bildirimi zaten 2020'den beri zorunlu. Yani "hiçbir şey yapmama" seçeneği bugün itibarıyla zaten kuralın dışında.
## Bilgiyi nasıl sunabilirsiniz?
Bakanlık burada esnek davranıyor. Bilgi şu yollarla verilebiliyor:
- Basılı menünün üzerinde
- Pano veya duvar tahtasında
- Dijital ekranda
- QR kod aracılığıyla
Dördünün de yasal geçerliliği aynı. Aralarındaki fark maliyet ve güncellenebilirlik.
Basılı menüye kalori ve içindekiler eklediğinizde menünüz fiziksel olarak büyür. 60 ürünlük bir menüde her ürüne ortalama iki satır bilgi eklerseniz 120 satır ekleniyor — genelde bir sayfa daha demek. Sonra bir tedarikçi değişikliği oluyor, hepsi baştan basılıyor.
Panoda tutmak daha ucuz ama okunabilirlik sorunu var. 60 ürünün besin bilgisini duvara yazdığınızda kimse okumuyor.
QR kodun avantajı burada: bir kez basıyorsunuz, arkasındaki bilgi istediğiniz kadar değişiyor.
## "60 ürünün kalorisini nereden bulacağım?"
En sık gelen soru bu ve dürüst cevabı şu: bir öğleden sonrada bitecek iş değil. Ama sanıldığı kadar da zor değil.
### 1. Reçeteyi yazın
Kalori hesabı tarifle başlar. "Mercimek çorbası" bir kalori değeri değil; 40 g kırmızı mercimek, 10 g soğan, 5 g tereyağı, 200 ml su bir kalori değeridir.
Mutfağınızda gram ölçüsüyle çalışan bir reçete yoksa, kalori hesabından önce onu oluşturmanız gerekiyor. Bu zaten maliyet kontrolü için de yapmanız gereken bir şey — bir taşla iki kuş.
### 2. Bileşenlerin değerlerini bulun
Ham maddelerin 100 gramdaki enerji değeri için güvenilir kaynaklar var:
- TÜBER (Türkiye Beslenme Rehberi) ve Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verileri
- Ambalajlı ürünlerin kendi etiketleri — kullandığınız ketçabın, kremanın, dondurmanın kutusunda zaten yazıyor
- Tedarikçinizden isteyeceğiniz ürün spesifikasyon formu. Toptancıdan alıyorsanız bunu istemeye hakkınız var ve genelde veriyorlar
### 3. Toplayın, porsiyona bölün
Bileşenlerin toplam kalorisini bulup porsiyon sayısına bölüyorsunuz. Bir tencere çorba 8 kâse çıkıyorsa, toplamı 8'e bölün.
Pişirme sırasında su kaybı, yağ emilimi gibi faktörler değeri etkiler. Kızartmalarda yağ emilimini hesaba katmak önemli — patates kızartması, çiğ patatesin kalorisi değildir.
### 4. Emin olamadığınız yerde uzman desteği alın
Menüsü kalabalık, tarifi standart olmayan işletmelerde bu iş bir diyetisyene yaptırılabilir. Ücreti, yanlış beyandan doğacak riskten düşüktür.
Şunu net söyleyelim: hiçbir QR menü yazılımı sizin için kalori hesaplamaz. Qartemo dâhil. Yazılımın işi, sizin belirlediğiniz değeri düzenli, okunabilir ve güncellenebilir biçimde yayınlamak. Tarif analizinden kalori çıkarmak ayrı bir uzmanlık ve yanlış hesap sizin sorumluluğunuzda kalır. "Yapay zekâmız otomatik kalori hesaplıyor" diyen bir sağlayıcı gördüğünüzde, o değerin kaynağını sorun.
## Kalori dışında ne isteniyor?
Şeffaf menü uygulaması üç başlıkta bilgi istiyor:
1. Enerji (kalori) değeri — sunulan porsiyon başına
2. İçindeki malzemeler — yemeğin neyden yapıldığı
3. Alerjen bileşenler — 14 alerjenden hangilerinin bulunduğu
Üçü ayrı ayrı istenmiyor; birlikte anlamlı oluyorlar. "Sütlaç — 180 kcal" tek başına yeterli değil. Müşteri sütlacın içinde ne olduğunu ve süt/laktoz içerdiğini de bilmeli.
Bunun ötesine geçmek isterseniz — protein, karbonhidrat, yağ, tuz gibi — zorunlu değil ama giderek beklenen bir şey. Özellikle spor salonu çevresindeki işletmeler, protein değerini yazmanın satışa etkisini fark etmiş durumda.
## En sık yapılan beş hata
### Hata 1: Menüde olmayan ürünlerin unutulması
Günün çorbası, haftanın tatlısı, "şefin önerisi" — menüde yazılı olmayan ama satılan her ürün de bildirimin kapsamında. Basılı menüde bunları takip etmek neredeyse imkânsız; günlük değişen ürünler dijital menünün en güçlü olduğu yer.
### Hata 2: Porsiyon belirtmemek
"Cheesecake — 420 kcal" eksik bir bilgi. 120 gramlık dilim mi, 180 gramlık dilim mi? Porsiyon ağırlığını yazmak hem doğru bilgi hem de itiraz durumunda sizi korur.
### Hata 3: Tedarikçi değişince güncellememek
Kullandığınız margarini değiştirdiğinizde, o margarinle yapılan tüm ürünlerin besin değeri ve muhtemelen alerjen bilgisi değişir. Basılı menüde bu güncelleme neredeyse hiç yapılmıyor.
### Hata 4: Bilinmeyeni "yok" saymak
Emin olmadığınız bir alerjeni "içermez" diye işaretlemek, boş bırakmaktan daha risklidir. Alerjik bir müşteri o bilgiye güvenerek sipariş verir. Bilmiyorsanız bilmediğinizi belirtin ve öğrenin.
### Hata 5: Bilgiyi görünmez yere koymak
Menünün en sonuna 6 punto ile eklenmiş bir tablo, teknik olarak "bildirim" sayılabilir ama amacını karşılamaz. Bilginin okunabilir olması yönetmeliğin de aradığı bir şey.
## Bunun bir de satış tarafı var
Bu yazının tamamı yükümlülükten bahsediyor ama madalyonun diğer yüzünü atlamayalım.
Kalori bilgisi veren menüler, vermeyenlere göre daha çok tercih ediliyor. Sebep basit: son yıllarda beslenmesine dikkat eden müşteri sayısı ciddi biçimde arttı. Spor yapan, kilo takip eden, diyabetli, gluten hassasiyeti olan insanlar menüye baktığında bu bilgiyi arıyor. Bulamayınca ya en güvenli ürünü seçiyor ya da hiç sipariş vermiyor.
Alerjen bilgisi de aynı. Fındık alerjisi olan bir müşteri, alerjen bilgisi olmayan bir menüde tatlı bölümüne hiç bakmaz. Bilgi verdiğinizde o bölüm ona açılır.
Yani 2027'ye kadar beklemek yerine bugün yapmanın somut bir karşılığı var.
## Nereden başlamalı — 4 haftalık plan
1. hafta: Menüdeki tüm ürünleri listeleyin. Menüde yazmayan ama sattığınız her şeyi de ekleyin. Genelde bu liste sanılandan uzun çıkar.
2. hafta: En çok satan 20 ürünün reçetesini gram bazında yazın. Ciro genelde bu 20 üründen geliyordur; en çok fayda buradan çıkar.
3. hafta: Ambalajlı ürünlerin etiketlerini toplayın, tedarikçilerden spesifikasyon formu isteyin. Bu, cevap beklemeyi gerektirdiği için erken başlatın.
4. hafta: Değerleri hesaplayıp sisteme girin. Kalan ürünler için aynı döngüyü tekrarlayın.
Menünüz zaten dijital ortamdaysa bu iş veri girişinden ibaret. Değilse, önce menüyü dijitalleştirmek işi kolaylaştırır — özellikle mevcut fiyat listeniz Excel'deyse.
## Qartemo ile nasıl yapılır?
Qartemo'da her ürünün altında ayrı bir besin değerleri bölümü var:
- Kalori — hem kcal hem kJ olarak
- Protein, karbonhidrat, yağ, lif, şeker, tuz
- Porsiyon miktarı ve birimi (150 g, 200 ml, 1 adet)
- 14 alerjenin tamamı — içerir / içermez / bilinmiyor olarak üç durumlu
- İçindekiler listesi, Türkçe ve İngilizce
Mevcut menünüz Excel'deyse ürünleri, kategorileri, fiyatları ve kalorileri tek dosyayla içe aktarabilirsiniz; sütun başlıklarınızın bizim şablonumuzla birebir aynı olması gerekmiyor. Yükleme öncesinde hatalı satırlar size gösterilir.
Bir tedarikçi değişikliğinde değeri panelden düzeltirsiniz; müşterinin gördüğü menü aynı anda güncellenir. Yeniden baskı yok.
---
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş ya da beslenme danışmanlığı niteliği taşımaz. Kalori ve besin değeri hesaplamalarında sorumluluk işletmeye aittir. Yükümlülüklerin işletmenize nasıl uygulanacağı konusunda ilgili kurumlara veya bir uzmana danışın.